6 Mart 2009 Cuma

Issız Adam


Geçenlerde AliG ile İstanbul Modern'e gittik. Hemen müzenin girişinde yer alan ve çocuklar için düzenlenen mekânda bayaa bi zaman geçirdik. Küçük hanımlar ve beyler, renkli boyalar, kağıtlar, makaslar ve yapıştırıcılarla, görevlilerin eşliğinde kendi yaratıcı süreçlerini yaşıyorlar. Bizim küçük bey de yarım saatlik bir karalama süreci yaşadı. Ayrıca boyalarla parmaklarını boyayıp, kağıtlara parmak izini aldık :) Alt katta yer alan "Gölgeye Övgü" sergisi de bizimkinin ilgisini çekmiş olmalı ki, video gösterilen tüm salonları tek tek gezerek, hangisinin eğlenceli, hangisinin sıkıcı olduğuna dair yüksek sesli görüş bildirdi. Bu arada İstanbul Modern'deki saçma bir kuraldan da bahsedeyim size. Nedense orada fotoğraf çekmek yasak. Dünyanın en önemli müzelerinde bile —bazen ücretini ödemek kaydıyla— fotoğraf ya da film çekebiliyorsunuz ama burada haşa! Bana saçma geldi açıkçası! Beyimizin fotoğrafı müzenin bahçesindea çekildi. Giderseniz müzenin otoparkının artık paralı olduğunu da unutmayın.

Maçka-Taşkışla Teleferiği


Uzun süredir AliG'nin tek derdi uçaklar olduğu için, —şimdilik— uçma zevkini Maçka-Taşkışla Teleferiği ile gideriyoruz. Bu hat ne kadar kısa olsa da, eşsiz manzarası yetiyor. Yalnız kabinlerin camları şehir vandallarından nasibini aldığı için pek de berrak ve temiz değil. Ama siz yine de sadece 1 bilet parasına bu kısa yolculuğun keyfini çıkarın.

19 Şubat 2009 Perşembe

Trunki


AliG ile yaptığımız seyahatlerde küçük beyimizin eşyaları nedense bizim eşyalarımızın 2 katına ulaşıyor. Bezler, pijamalar, kıyafetler, ilaçlar, kremler, ıslak mendiller, ayakkabı ve çoraplar derken... Neyse ki Trunki hem işlevsel, hem de eğlenceli bir çocuk bavulu tasarlamış. Artık AliG de kendi bavulunu kendi taşıyacak, yorulunca da "kucak kucak" diye sızlanmayacak.

13 Şubat 2009 Cuma

Baba, mililliye binelim!


Sonbahar'da Antalya'ya yaptığımız bir aile ziyaretinde, çocuklar için değişiklik olsun diye gittiğimiz at çiftliği, gerçekten de çok hoşumuza gitti. Yetişkinler için kooocaman atların yetiştirildiği bu mekânda, minikler için de küçük bir Midilli Kulübü var. Tarçın, Zeytin, Kartopu gibi isimleri olan bu minyatür atlardan birini seçtikten sonra, manejde "Tok"unuzu giyip, eşlikçinizi bekliyorsunuz. Normalde midilliye binmek için de 3+ yaş şartı aranıyor ama AliG bir eşlikçiyle birlikte harika bir 15 dakika geçirdi. Bu gidişle baharda İstanbul'daki binicilik kulüplerinin yolunu tutacağız gibi görünüyor. Siz de denemek isterseniz İstanbul içinden ve çevresinden birkaç adres:

Hava Kuvvetleri Müzesi


İşte makul bir havada yine ufaklıkla birlikte güzel zaman geçirebileceğiniz bir mekân daha. Yeşilköy Havalimanı'nın deniz tarafında yer alan Hava Kuvvvetleri Müzesi, kapalı ve açık mekânlarıyla neredeyse tam gün geçirilebilecek bir yer. Açık sergileme alanında çok sayıda sivil, askeri uçak ve helikopter sergileniyor. Kapalı salonlarda ise yine havacılıkla ilgili maketler, kıyafetler, motor ve kokpit örnekleri mevcut. Küçük bir salonda da Türk Yıldızları'nın gösterilerini izlemeniz mümkün. Müzemizin mağazası da var ve içinde Hava Kuvvetleri'nin filo peçlerinden, oyuncak uçaklara kadar her şey var. Biz AliG ile harika vakit geçirdik. Hatta bu tur sonrası evdeki akşamlarımız Youtube'da "Landing" ve "Take off" videloarı izlemekle geçiyor.

Tahtalı 2365


Yaz veya kış hiç farketmez, eğer yolunuz Antalya'ya düşerse, ufaklığı alıp, direkt Çamyuva-Tekirova arasındaki Olimpos Beydağları Milli Parkı içinde yer alan Tahtalı Dağı'na Avrupa'nın en uzun teleferiği ile çıkın. Yaklaşık 10 dakikada 726 metreden 2.365 metreye tırmanan bu teleferik sayesinde Tahtalı'nın zirvesinden tüm Antalya Bölgesi'ni izleyebilirsiniz. Şanslıysanız çıkış esnasında dağ keçilerini görmek de mümkün. Bu arada Tahtalı 2365 projesi çevrecilerden ciddi tepkiler almış. İnternetten toparladığım bilgilere göre, istasyonların ve hattın inşaatı sırasında 600 kızılçam ağacı kesilmiş. Bilemedim, böyle bir proje olmasa hangi ortalama insan 2.300 metreye çıkıp, öyle bir manzaranın tadını çıkarabilir ki?

Backhaus @ Nişantaşı


İşte AliG'nin en sevdiği mekânlardan biri. Akkavak Sokak'taki minik parkta günlük stresini atan AliG, soluğu hemen Nişantaşı Backhaus'ta alıyor. Fırın bölümündeki hatunları bakışlarıyla tavlayan küçük beyimiz günlük haracı olan istediği çeşit kurabiyeyi aldıktan sonra evin yolunu tutuyor. Backhaus'da Alman ekolü ekmek ve pastalar dışında restoran da var. "Child Friendly" Backhaus Mr. Ali G. tarafından onaylanmıştır :P