Riva etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Riva etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2010 Salı

Ve Riva'da Balık





Polonezköy'ü terkettikten sonra Mahmut Şevket Paşa köyünden geçerek Riva yoluna çıktık ve balıkçımıza doğru gazladık :) Riva'nın hemen girişinde yer alan Kalyon Balık Restoranı bizim yine kısa motor turlarımızdaki mola noktalarından. Fiyatlar makul, balıklar taze ve lezzetli. Riva girişinde köprüyü geçer geçmez hemen solda, karaya oturtulmuş bir tekne görüntüsünde :)

Yemek öncesi AliG parka dalıp önce yetişkinler için konulan o abidik gubidik fitness aletlerine sardı. Ardından küçük beyimizi biraz salladık. Riva da serin ve sisliydi. Salıncak sonrası restoranın kapalı alanına yayılıp, hamsi ve çinekoplarımızı söyledik. Yemekler gelene kadar bahçedeki taşları toplayıp nehre atmakla uğraştık. Sonra Ali Bey teknenin dümeni olduğu keşfetti. Bu sefer biraz da o tarafta mesai harcadık. Allahtan balıklar geldi de beyimiz eğlencesine biraz ara verdi. Balıkları haplettikten sonra eve doğru yola çıktığımızda saat 18.00'i geçiyordu :) Dönüşte şansımıza yoğun bir trafik olmadığı için rahat rahat eve vardık. Tabii ben birkaç saatte 200km'nin üzerinde araba kullandığım için kafam biraz kazan gibi oldu.

4 Ağustos 2009 Salı

Camocağı'nda bi haftasonu





Geçen Pazar çok sevgili arkadaşımız Elif ve minik ikizleri Zeynep ve Kuzey'le buluşmak ve hasret gidermek için Camocağı'ndaydık. Neredeyse 9 aylık olan Zeynep & Kuzey'i o kadar özlemişiz ki akşama kadar kucağımızdan indirmedik desek, yeridir. Biz Zeyno ve Kuzey'le ilgilenirken AliG'nin tek derdi her zamanki gibi kampüste yer alan yüzme havuzunun sefasını sürmekti. Havuz planı yapmadığımız için yanımıza mayo almamıştık ama bu AliG'yi vazgeçiremezdi tabii. AliG Selva ile havuzda eğlenceli dakikalar geçirdi ama Seda ablasının gazına gelip, havuza atlamayı reddetti. Akşam olup da eve dönme vakti gelince beyimizin keyfi kaçtı tabii. Hele Seda'nın üstü açık Mini Cooper'ını görünce "binicem!" diye tutturdu ama biz olmadan binmek istemediği için dönüş yolunda biraz delirdi ve ardından her zamanki gibi uyuyakaldı. :)

Bu arada bilmeyenler veya merak edenler için, Camocağı Yılmaz Yalçınkaya'nın Riva yakınlarında büyük bir özveri ile hayata geçirdiği muhteşem bir cam mabedidir. Dünyanın ve Türkiye'nin en önemli cam sanatçılarını ağırlayıp, workshop, kurs ve sergiler düzenler. Üstelik tüm bu aktiviteler belki de dünyada bir eşi olmayan muhteşem bir kampüste yapılmaktadır. Fırsat bulursanız bir haftasonu gidip, fırınlarda çalışan cam ustalarını izleyebilir veya hemencecik boncuk yapmayı öğrenebilirsiniz. Ayrıca butikte satılan birbirinden güzel cam işleri ve akseuarlar da cabası!