Kahvaltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kahvaltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ocak 2010 Salı

Pazar kahvaltısı üstüne doğumgünü keki




10 Ocak Pazar günü yine çocuklu bi grup olarak Nurcan & Bülent'in evinde kahvaltıya davet edildik. Seyhan'la ben kahvaltı masasında evin ocağını söndürmeye çalışırken :) AliG de bol bol Pamir'le oynadı. Biz tıkandığımız için yemeğe ara verirken Yasmin & Arsen, Lusin & Arev'le geldiler. Kahvaltı sonrası bi şeyi farkettik. Artık "Çocuklar ne yapıyor?" diye çok da merak etmeden sohbet edebiliyorduk. Demek ki büyümüş hergeleler :) Neyse, kahvaltı sonrası AliG için aldığımız kekleri doğumgünü pastasına çevirip, küçük beyimizi mutlu ettik. Tabii Pamir, Lusin ve Arev'i de...

30 Eylül 2009 Çarşamba

Bütün çocuklar toplandık


Önceki hafta AliG yakın arkadaşları Pamir, Lusin ve Arev'le Pazar kahvaltısı yaptı. Nurcan ve Bülent'in bizim için özenle hazırladığı brunch sofrasında saatler geçirdik. Ufaklılklar da gayet güzel zaman geçirdi. Kahvaltı sonrası da TV'de "Fireman Sam"i izlediler. Thomas the Train, Bob the Builder derken sonumuz hayrola...

30 Ağustos 2009 Pazar

Anneannede Kahvaltı


Dedemiz şu aralar çok hasta olduğu için Pazar günü tüm aile bir arada olsun istedi. Ev, Bayram günü gibi doldu-taştı. Tüm aile fertleri eve uğrayıp, dedemizin sağlığıyla ilgilendi. Bu arada Ali Bey n'aptı dersiniz? Misafirler için hazırlanmış ne kadar hamur işi varsa hepsini kahvaltıda şekersiz çayla birlikte afiyetle yedi.

19 Mayıs 2009 Salı

Polonezköy'de bi hafta sonu


Geçen Pazar bol çocuklu kalabalık bir grup olarak Polonezköy'deki Ludwik Pansiyon ve Restoran'a gittik. Geniş bir araziye yayılmış piknik masalarından istediğinizi seçiyor, sonra da kahvaltı veya mangal olayına giriyorsunuz. Kahvaltıyı pek tavsiye etmem ama istediğiniz eti seçip, önceden yakılmış bir mangalda piknikçilik oynamak fena değil. (Gerçi pişirmek yerine yemeyi tercih ederim) Neyse, mekân çim zeminli ancak meyilli bir arazi yapısına sahip. Bi de çocuklar için kondurdukları dandik bir kaydırak var. Her yerinden çivi ve vida uçları çıkan, doğru dürüst korkuluğu bile olmayan bi'şi. Nedense şu memlekette anlamadığım şey, para kazandığı halde, mekânına doğru dürüst yatırım yapmayan, geliştirmeyen yerlerdir. Ludwik'e geçen yıl da gitmiştik ama değişen hiç bi'şi yok. Zaten bi daha da gitmem. Diyeceğim odur ki, Polonezköy gibi sayfiye yerlerine gidecekseniz, yiyeceğiniz yemeği düşünmek yerine, çocuğunuzun güvenliğini düşünün. Adam gibi rekreasyon tesisi varsa ne âlâ. Olmaması bile avantajdır aslında. En azından sakat bir oyuncak üzerinde kendine zarar vermesini engellemiş olursunuz. Havalar ısındığı için geniş siperlikli şapka, UV filtreli gözlük, rahat bi sandalet ve güneş kremi şart. Durup dururken çocuğun başına güneş geçirmeyin :)

20 Nisan 2009 Pazartesi

Santral İstanbul'da bir Pazar


Santral İstanbul, Bilgi Üniversitesi'nin Sanat ve Tasarım Fakültesi ile Atölye, Sergi Mekânları ve Enerji Müzesi'nin yer aldığı kampüsün adı. Havaların ısındığı bugünlerde ufaklıklarla neredeyse tüm günü geçirebileceğiniz bir mekân. Sabahtan gelip, OttoSantral veya Tamirane'de güzel bir kahvaltı-brunch yapabilir, üzerine Enerji Müzesi'ni gezebilirsiniz. "Pazar günü ne müzesi kardeşim!!!" diyosanız, en azından açık alanda güzel bir havuzun ortasına konumlandırılmış İlhan Koman'ın muhteşem yontusuna bakarak huzura erebilirsiniz. İsterseniz Santral İstanbul'un geniş çimen düzlükleri veya trafiğe kapalı açık alanları ufaklıkla ter atmanız için ideal :)

29 Mart 2009 Pazar

Göçmen's Ranch


Sarıyer Muhallebicisi'ni hepiniz bilirsiniz di'mi? Bu muhallebici amcaların Zekeriyaköy'de kocaman bir çiftlikleri varmış meğerse. (önceden biliyordum zaten :) Çiftliğin içinde türlü türlü hayvan ve bir de devasa manej ve atlar var tabii. Biz de seçim günü oyumuzu kullanmadan önce AliG'nin aylardır "Mililli, Mililli" sayıklamalarına son vermek için, mekânı ziyaret ettik haliyle. Midilli Turu bir seyis eşliğinde patika yoldan 30 dakika kadar sürüyor. Ufaklıkla takılmak isterseniz spor pabuç giyin! Dinlenme noktasında minik bir göl ve içinde tonla alabalık var. Balıkları görmek istiyorsanız yanınızda ekmek getirmeyi unutmayın! (Ciddiyim, başka türlü kendilerini göstermiyorlar) Cezası 25 TL. Seyise bahşiş vermeyi unutmayın tabii. Bu arada kahvaltı, brunch tarzı atraksiyonlar da var. Kredi kartı geçmiyor, cash flow, you know :)