İstanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İstanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2010 Pazar

İstanbul Lale Festivali




Annemiz geçen Cuma işinden izin aldı. AliG ile ilgilenmek için İstanbul'a gelen babaannemizle birlikte Emirgån Korusu'na gitmişler. Laleler gerçekten çok güzel görünüyor. Rahmetli Çelik Gülersoy'un Lale Bayramı İBB'nin Lale Festivali olmuş artık. Bu kısa ömürlü çiçekleri görmek için acele etmek gerek.

29 Mart 2010 Pazartesi

AliG ile müze ziyareti




Hafta sonu (Cumartesi) AliG ve anneyle birlikte İstanbul Arkeoloji Müzesi'ne gittik. Müzede sabit eserler dışında, British Museum'dan gelen meşhur "Disk atan atlet" heykeli sergileniyor. Gerçi sergilenen heykel kopyalarından biri ama olsun! Ayrıca Marmaray kazısında çıkarılan eserlerin bir bölümü de sergilenenler arasında. Bence şu güzel bahar günlerinde bi uğramalı! Gezmekten sıkılırsanız ya da yorulursanız Espresso ve Cappuccino içebileceğiniz minik bir café de açılmış. Bahçesinde oturmak zaten büyük bir keyif! Vaktiniz kalırsa biraz yukarıdaki Topkapı Sarayı'na uğramak da mümkün. Taşıt trafiğinden arındırılmış bahçesi gayet huzur verici olmuş. Sarayı gezmeseniz bile bahçesinde takılın...

7 Aralık 2009 Pazartesi

Çağdaş Sanat Fuarı




Bu Pazar hava bayaa bi kötü olduğu için Turkuazoo programını erteledik ve Lütfi Kırdar'daki İstanbul Çağdaş Sanat Fuarı'na gittik. AliG biraz feyz alsın derdindeydik ama o bütün işlere bi şekilde dokunmak istediği için arkasından koşturmak zorunda kaldık. Gerçi bazı 3D işler o'nun da hoşuna gitti. Ama kısa sürede yorulduğu için tur yine babanın omzunda noktalandı. Ha bir de fuar girişindeki "Şans Kurabiyesi ~ Fortune Cookie"lerden bayaa bir tüketti beyimiz. Kurabiyelerden birinde yazana göre iş yaşamında radikal kararlar almak zorundaymış :)

26 Mart 2009 Perşembe

Panorama 1453


Malumunuz, geçenlerde İstanbul-Topkapı'da Kültür Park adı verilen devasa bi rekreasyon alanı inşaa edildi ve içinde de 'İstanbul'un Fethi'nin canlandırıldığı Panorama 1453'ün açılışı yapıldı. Biz de fırsatı kaçırır mıyız, hemen AliG ile atlayıp-gittik. Hafta içi olmasına ve yağmura rağmen kalabalık gruplar geziyordu ama biz 10-15 dakikalık bir boşluğuna denk geldik herhalde. Mekân yarım kubbe şeklinde. 360°'lik bir resim ve önünde kuşatmanın canlandırılması için konulmuş savaş objelerinden oluşuyor. Siz mekânın tam ortasında olduğunuz ve çepeçevre resimde verilmiş olan derinlik duygusuyla kendinizi kuşatmanın tamortasında buluyorsunuz. Tabii çepeçevre ses sitemi ile bu duygu daha da tavana vuruyor. AliG önce top seslerinden korksa da sonrasında alıştı. Bi kaç tur atıp, birkaç fotoğraf çektikten sonra mekândan ayrıldık. İzleme alanı kısıtlı olduğu için insanlar panoramik bölüme gruplar halinde alınıyor. Hafta sonu hıncahınç dolu olur eminim, bu yüzden fırsatını bulup, hafta içi gitmekte fayda var. Tabii bu arada Kurtuluş Savaşı versiyonu da yapılsa fena olmaz.