Uzun zamandır AliG'nin internet günlüğünü ihmal ettik. Neredeyse 3 aydır dokunmamışız! Oysa güzel bir Mayıs haftasonunda yine Santralİstanbul'da ne güzel eğlenmişiz. Sanırım Efes Pilsen One Love Festival öncesiydi...
Santral İstanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Santral İstanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Ağustos 2010 Pazartesi
18 Mayıs 2010 Salı
Hafta sonu Santralİstanbul
Geçen Cumartesi çalıştığımız için AliG annemizle takıldı. Pazar günü de salondaki bir takım mobilya ve dolapların yeri değişti, bunu için de dayımız sağolsun, gelip yardım etti. Öğlene kadar ev işlerini halledip, havanın da iyi olmasını fırsat bilerek bir şeyler yemek için Santralİstanbul'a gittik. Otto'da harika bir limotana eşliğinde pizzaları hüplettikten sonra artık İstanbul'un olmazsa olmazı haline gelen Starbucks'ta Frappuccino'ları götürdük. Ali Efendi de her zamanki gibi Starbucks şekerini yedi (En azından organikmiş :P)
Uzun zaman oldu
Bu aralar oğlumla bi'şiler yapamıyoruz. Kâh evdeki tadilat hadiseleri, kâh çalışmak zorunda kalmalar yüzünden AliG sürekli babaannesi ve annesi ile takılır oldu. Bakalım bizim bıdık 2-3 haftadır neler yapmış?
Her zamanki gibi Nişantaşı Parkı'nda eğlenmiş...
Sarven'in evinde Sarven'in gözlüğüyle maymunluklar yapmış...
Olcay'la Santralİstanbul'a gidip scooter'a binmiş...
Kanyon'da Imaginarium'un maskotuyla tanışıp sıkı-fıkı olmuş.
Her zamanki gibi Nişantaşı Parkı'nda eğlenmiş...
Sarven'in evinde Sarven'in gözlüğüyle maymunluklar yapmış...
Olcay'la Santralİstanbul'a gidip scooter'a binmiş...
Kanyon'da Imaginarium'un maskotuyla tanışıp sıkı-fıkı olmuş.
12 Kasım 2009 Perşembe
Küçük Deniz İstanbul'da!



Eveeet, geçen AliG'nin küçük arkadaşı Deniz ta Mallorca'dan İstanbul'a geldi. Biz de Ctesi günü Deniz'i alıp, çok sevdiğimiz Koç Müzesi'ne götürdük. Ali abisi Deniz'in elinden tutup, müzedeki her şeyi ona gösterdi. Sonra da trene bindik. Küçük Deniz treni çok sevmiş olmalı ki yolculuk boyunca pencereden sarkıp, çığlık attı :) Müze Turu sonrası yorgunluk atmak için Santral İstanbul'daki OttoSantral'e gidip, limonata ve pizzaları mideye indirip, kendimize geldik.
4 Ağustos 2009 Salı
Sun.Day.Sky

Cumartesi öğleden sonra İza'nın doğurduğu haberini alınca, hastaneye uğradık. İza ve Emre'nin dünya güzeli (Nazar değmesin tabii) oğulları Erel'e merhaba dedik. Bu kısa ziyaret sonrası AliG'nin annesi "Bugün oğluna sen bak!" mesajını verince ben de yeğenim Serra ile birlikte Ali Efendi'yi Santralİstanbul'daki Sun.Day.Sky etkinliğine götürdüm. Ortam çok kalabalık olmamakla birlikte birbirinden farklı birçok etkinlik vardı. Ama hava durumu festivalin adına yaraşır olmadığı için, yağmur atıştırmaya başlayınca kendimizi Otto'nun şemsiyelerinin altına attık. E tabii Otto'ya çökünce, buzzz gibi naneli limonatalarımızı ve kocaman pizzamızı ısmarlayıp, yağmurun keyfini çıkarttık. Tabii AliG yağmur altında gezinmenin nasıl bi'şey olduğunu merak edip, biraz turladı. Serra ablamız Uncharted sergisini gezmediği için, bir kez daha Santral salonlarında turladık. AliG her zamanki gibi giriş katındaki VW minibüsün arkasına kurulu mikrofonda bağıra bağıra "İyi ki doğdun Aaaliiii!" parçasını söyledi. Sonra Santral tarafındaki deney setlerinde bir tur ve eve dönüş tabii. Kağıthane Tüneli'nden geçerken milyonuncu defa tepedeki havalandırma fanlarını gösterip "Baba bu neee?" diye sormamazlık etmedi tabii :)
14 Temmuz 2009 Salı
Fatih Ormanı derken...

Pazar sabahı erkenden çıkıp, bir önceki gün programını yaptığımız "Fatih Ormanı'na gidelim. Hatta içinde güzel bi mekân varmış, orada da kahvaltımızı yapalım" diye yola vurduk kendimizi ama Fatih Ormanı'na giriş yapmaya çalıştığımız iki noktada da içeride öyle bir mekânın olmadığı söylendi. E, bizde piknik setapı yapmadığımız için kös kös Santral İstanbul'un yolunu tuttuk. Tamirane'de kahvaltı, ardından klasik havuza minik taşlar atmaca ve ardından çimlerde yalınayak koşturmaca. Öğlen sıcağı tepemizdeyken "Hadi eve dönelim" dediğimiz anda, AliG çimenlerde annesini peşinden koştururken, Özlen "hooop!" diye kıçının üzerine oturdu. Meğer su birintisi olan bi yere basmasın diye Ali efendinin peşinden koştururken, ayağı kayıp, düşmüş. Yanlarına vardığımda sinirinden ağlıyordu :) Anneyi ve AliG'yi çamurlu kıyafetleriyle toparlayıp, ışık hızıyla eve attım tabii. Aslında Santral'de Adidas'ın Streetball Turnuvası vardı ama o sıcakta da izlenecek gibi değildi.
20 Nisan 2009 Pazartesi
Santral İstanbul'da bir Pazar

Santral İstanbul, Bilgi Üniversitesi'nin Sanat ve Tasarım Fakültesi ile Atölye, Sergi Mekânları ve Enerji Müzesi'nin yer aldığı kampüsün adı. Havaların ısındığı bugünlerde ufaklıklarla neredeyse tüm günü geçirebileceğiniz bir mekân. Sabahtan gelip, OttoSantral veya Tamirane'de güzel bir kahvaltı-brunch yapabilir, üzerine Enerji Müzesi'ni gezebilirsiniz. "Pazar günü ne müzesi kardeşim!!!" diyosanız, en azından açık alanda güzel bir havuzun ortasına konumlandırılmış İlhan Koman'ın muhteşem yontusuna bakarak huzura erebilirsiniz. İsterseniz Santral İstanbul'un geniş çimen düzlükleri veya trafiğe kapalı açık alanları ufaklıkla ter atmanız için ideal :)
26 Mart 2009 Perşembe
Haritasız / Uncharted

Geçen hafta sonu Santral İstanbul'da açılan Uncharted / Haritasız isimli sergiye gittik. "Bacak kadar veledin sanat ortamında işi ne yav?" demeyin. Bu bildiğiniz sergilerden değil. Toplamda 3 koca kat, birbirinden ilginç ve etkileşimli video vb işlerle dolu. Bi katta fotoğraf çektirip, çıkışını alabilirken, başka bi katta Reactable denen ilginç aletle DJ'lik yapabiliyorsunuz. AliG sevdi valla...
Etiketler:
Müze,
Sanat,
Santral İstanbul,
Sergi,
Video
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








